Archlinux Serüveni 2: Kurulum

Bu bölümde, Archlinux Kurulumu’nu değil, kurulum esnasında edindiğim tecrübeleri ve detayları anlatıyor olacağım. Önceki bölümde, Archlinux Wiki “Installation Guide” sayfasında yer alan yönergeleri takip ederek kurulum yaptığımı belirtmiştim. Tek bir sayfa ve kısa olduğu için kurulumun kolay olacağını düşünmüştüm ancak durum sandığım kadar basit değildi. Çünkü ezbere bir kurulum yapmak istemediğim için diğer sayfalara verilen bağlantıların hemen hemen hepsine tek tek girip okumuştum. Neticede, okuduklarım ışığında ilk sayfadakinden biraz farklı bir kurulum gerçekleştirmiş oldum. Bu farklılıkları ve kurulum için gerekli detayları  tek bir sayfada derlemek istedim.

Klavye ve Font Problemi

Kuruluma başlarken klavye ve font problemini çözmek için aşağıdaki komutlar çalıştırılmalı:

loadkeys trq
setfont iso09.16

SSD + HDD Bölümleme

İlk farklılık disk bölümleme konusunda baş gösterdi. Yeni bilgisayarımda iki adet disk var; biri SSD diğeri HDD. Wiki’de ve diğer birçok sayfada tek bir disk üzerinden bölümleme anlatılmış. Bu yüzden, en ideal ve doğru bölümleme şeklini bulabilmek için biraz araştırma yapmam gerekti.

Bölümleme yaparken ilk olarak boot modun ne olduğunu aşağıdaki komutla öğrendim; eğer çıktıda dizin bulunamadı gibi bir hata alınıyorsa sistem BIOS modda, alınmıyorsa UEFI modda açılmış oluyordu. Ben hata almadığım için sistemimin UEFI modda açıldığını öğrenmiş oldum.

ls /sys/firmware/efi/efivars

Sırada, UEFI moda göre disk bölümleme yapmalıydım. İlgili Wiki sayfasında BIOS ve UEFI için ayrı ayrı örnek bölümleme tabloları yer alıyor. Bu tablolardan esinlendim elbette ama dediğim gibi tek bir disk için hazırlanmıştı tablolar.

“/HOME” ve “/var” Dizinleri

İnternette biraz araştırmanın ardından, /home ve /var dizinlerinin HDD’de tutulmasının daha yararlı olacağını öğrendim [2]. Nedenlerini şöyle açıklayalım; Logların sürekli ve sık olarak yazıldığı “/var” dizininin SSD üzerinde olması, SSD ömrünü azaltır diyor yazar. Bunun yerine bu dizinin HDD ‘ye taşınması performans kaybına neden olur ancak bu çok farkedilmez. Böylece SSD alanı daha verimli şekilde kullanılır.

Kullanıcıların kişisel dosyalarının (müzik, fotoğraf, video, film vb.) yer aldığı “/home” dizininin de HDD’ye taşınmasıyla hissedilemeyecek kadar performans kaybı yaşanabilir. Ancak, HDD alanı daha genişse (ki benimki daha geniş), bu dizinin de HDD’ye taşınması SSD alanını daraltmamak için gayet mantıklı ve makul. (Tabii ben böyle düşünüyorum, yanlışsam düzeltin.)

SWAP Alanı

Bunların dışında bir de SWAP alanını konumlandırmam gerekiyordu. Birçok forumda bu alana belleğin yetersiz kaldığı durumlarda sık yazım gerçekleştirileceği için SSD ömrünü uzatmak adına HDD’de yer almasının doğru olacağı belirtiliyordu.  Ancak Wiki’de, SWAP alanının, TRIM destekli SSD üzerinde konumlandırılması durumunda, ufak bir konfigürasyonla uzun süreli performans yakalanabileceği belirtiliyordu [3]. Bunun üzerine kurulumun “Format the Partitions” kısmında yer alan swapon komutuna -d (discard) parametresini ekleyerek bu konfigürasyonu da yapmış oldum.

swapon /dev/sdaX -d

Tabii SSD diskin TRIM destekli olup olmadığını da görmek için resimde belirtilen komutu çalıştırarak çıktıdaki DISC-GRAN ve DISC-MAX kolonları kontrol ettim. 0B olmayan disk TRIM desteklidir. Resimde de görüldüğü gibi SSD diskim (sdb) TRIM destekli olduğunu teyit etmiş oldum.

Ekstra Boş Alan

Okuduğum bazı kaynaklarda, mevcut disk alanı gerekenden fazla ise hepsini kullanmak yerine bir miktarının, daha sonra başka amaçlar için kullanılmak üzere boş bırakılması öneriliyordu. Mantıklıydı. Ben de tavsiyeye uyup HDD üzerinde 150GB lık boş bir alan bıraktım. (Okuduğum kaynakları bulamadığım için maalesef belirtemedim, bulursam koyarım.)

Sonuç

Diski kaç parçaya ayıracağımı belirledikten sonra ayırdığım bu parçaların boyutlarını belirlemeliydim. Bunun için de yine dallanıp Wiki – Partitioning sayfasını okudum ve okuduklarım neticesinde disklerimi aşağıdaki gibi yapılandırdım.

SSD;

HDD;

İnternet Bağlantısı

Kurulum için indirdiğim ISO dosyası yaklaşık 570MB civarındaydı. Şaşırmıştım çünkü Windows, Ubuntu gibi işletim sistemlerinin dosya boyutları iki katından fazlaydı. Nedenini sonradan anladım tabii. Gerekli temel paketler, kurulum dosyasında bulunmadığından, bu paketlerin kurulum esnasında internet bağlantısıyla indirilip kurulması gerekiyordu.

Ben internete Ethernet kablosu ile çıkıyordum. O yüzden bağlantı için ayrıca konfigürasyon yapmadım. Ethernet’im olmasaydı ve kablosuz bağlantı sağlamak isteseydim muhtemelen ayrıca işlemler yapmam gerekecekti. Sonuçta öyle ya da böyle kurulumu yapmak için internet bağlantınız olmalı, en azından ben öyle anladım.

Bootloader

Wiki’yi takip ettiğimde geldiğim en son kısım olan bootloader ‘da biraz takıldım. Çünkü öncesindeki initramfs başlığındakileri atlamıştım. Ayrıca GRUB ‘u yüklerken sistemim UEFI olduğu halde BIOS parametlerine göre komutları yazdığım için hata almıştım.

Bu hataları çözmek için komple kurulumu baştan alıp adımları atlamadan uyguladım. bootloader başlığına geldiğimde, dallanıp GRUB sayfasını okumaya başladım. Burada “UEFI Systems” başlığı altında yer alan komutları da anlayarak çalıştırdığımda başarılı şekilde GRUB’u yükledim. Yaptığım şey aslında basitti, grub paketini yükledikten sonra aşağıdaki gibi bir komutu çalıştırmak;

grub-install --target=x86_64-efi --efi-directory=/boot --bootloader-id=GRUB

Ben, bootloader olarak GRUB tercih ettim. Bunun tek bir nedeni var, en sık duyduğum ve gördüğüm bootloader olduğu için, başka bir nedeni yok.

Intel CPU

Eğer bir Intel işlemciye sahipseniz ve kurulum için Wiki’yi takip ediyorsanız konuyla ilgili aşağıdaki tek cümleyi atlamamanız gerekir. Bunlara vurgu yapmak istiyorum çünkü tek bir cümle ile değinilmiş gerçekten önemli detaylar var. Bu da onlardan biri.

If you have an Intel CPU, install the intel-ucode package in addition, and enable microcode updates. [4]

Sonuç

Archlinux kurulumunu tamamladıktan sonra, kurulumun doğruluğunu teyit için bir de youtube’da birkaç video izledim. Videolara bakarken Archlinux üzerine özelleşmiş videolarıyla Luke Smith adlı youtuber dikkatimi çekti. Archlinux ile ilgili kurulumdan, sonraki aşamalarına kadar birçok videosu var. Güzel şekilde anlatıyor. Kendi kurulumumu Luke Smith’in şuradaki videosuyla teyit ettim. Tek eksiğim networkmanager kurmamamdı. Onu da sonradan kurabilirdim zaten.

Bu yazıyı kurulumdan üç hafta sonra yazıyor olmam nedeniyle kaçırdığım detaylar muhakkak olacaktır. Zaten o detaylar, varsa bu yazıyı okuyup uygulamaya çalışan birinin önüne çıkacaktır. İşte o birine sesleniyorum; yorum olarak bilgilendirirsen, önce müteşekkir olurum sonra da buraya eklerim.

Kaynaklar

[1] https://wiki.archlinux.org/index.php/partitioning#UEFI.2FGPT_example_layout

[2] https://catdevblog.nickbair.net/2010/10/30/a-good-ssdhdd-partitioning-scheme/

[3] https://wiki.archlinux.org/index.php/swap#Swap_partition

[4] https://wiki.archlinux.org/index.php/Installation_guide#Boot_loader

[5] https://wiki.archlinux.org/index.php/Partitioning

[6] https://wiki.archlinux.org/index.php/EFI_System_Partition#Mount_the_partition

“Archlinux Serüveni 2: Kurulum” için 4 yanıt

  1. Uefi bios dediğin terimler bios la alakalı terimlerdir.
    Burada bir şeyi daha belirtmen gerekirdi mbr yani master boot recordla gpt arasındaki farkıda söylemen gerekirdi.mbr eski bir teknoloji 2gb dan fazlasını desteklemiyor.senin makinaya bios/gpt de kurabilirdin ama uefi özelliklerini kaybederdin örneğin ext4 den direk boot etme gibi.fat32 bölümleme yapmışsın boot açılışını yavaşlatmışsın.gidip onu ext4 biçimlendir.tabii bunu yapabilmen için format atman lazım sanırım.

    Fat32 windows 2000 le birlikte yerini nt kernelinde ntfs e bıraktı.özellikleri yetmediği için ki sen Linux kuruyorsun fat32 nedir 😊

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Bir dahaki kuruluma söylediklerinizi dikkate alıp araştıracağım. Uygularsam tekrar yazıyı güncellerim.

    2. Merhaba,

      Yeni bir bilgisayar aldım ve tekrar kurulum yapma ihtiyacı hasıl oldu. Bu vesileyle sizin yoruma tekrar bir göz attım. Aşağıdaki sonuçları çıkardım.

      1- MBR ‘da her bir bölümün (partition) maksimum depolama alanı bahsettiğiniz gibi 2GB değil 2TB imiş [1, 2]. Dolayısıyla sadece bu sebepten MBR’ı kötülemek anlamsız olur eğer benim gibi 2 TB’dan bile az depolama alanınız varsa gayet tabii MBR kullanılabilir. [3]

      2- BIOS/GPT demişsiniz. Bunu neden söylediğinize anlam veremedim okuduklarımdan sonra. Çünkü GPT, UEFI sistemlerle tam uyumlu çalışır, BIOS sistemlerde de istenmeyen problemlere yol açabilir [4, 5]. Ayrıca dediğiniz gibi UEFI varken BIOS kullanmak anlamsız olurdu.

      3- EFI bölümünü (ESP) FAT32 ile biçimlendirdiğim için açılış yavaşlar demişsiniz ancak archlinux dokümanında potansiyel hataların önüne geçmek için ESP nin FAT32 ile biçimlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor [6]. Ama yine de tartışmalı bir konu sanırım ki archlinux forumunda üzerine konuşulmuş [7].

      1. https://en.wikipedia.org/wiki/Master_boot_record
      2. https://superuser.com/questions/976670/mbr-vs-gpt-logical-block-addressing
      3. https://www.maketecheasier.com/differences-between-uefi-and-bios/
      4. https://www.aioboot.com/en/gpt-legacy/
      5. http://www.rodsbooks.com/gdisk/bios.html
      6. https://wiki.archlinux.org/index.php/EFI_system_partition
      7. https://bbs.archlinux.org/viewtopic.php?id=155030

  2. mbr boyutunu büyük ihtimal yanlış yazdım.klavyeye bakarsan T G nin hemen üstünde.

    senin hdd gpt olduğu için bios/gpt de kurabilirdin çünkü uefi bioslar geriye dönük uyumludur.bunun için dedim.öyle bir anlatmışsınki sanki uefi biosa bios/gpt kurulamayacak gibi ayrıca bios la uefi bunlardan sanki bir modmuş gibi bahsetmişsin ama değil bunlar biostur biri uefi biri de normal bios.hatta bu normal biosunda değişik üreticiler tarafından üretilen versiyonları vardır award bios phoenix bios ami bios gibi.

    diğer bir konuda dual boot yapacaksan tabiki fat32 yapacaksın çünkü nt kerneli ext türevlerini okuyamaz.esp yi dual boot yapmayacaksan fat32 yavaşlatır.bunu bir daha oku o eklediğin yerden.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir